
Web 2.0 hayatımıza girmesiyle işletmeler ve tüketiciler için yeni bir dünyanın kapısı aralanmıştır. Bu yeni dünya da bilgiye ulaşımın ve iletişimin sınırları kalkmıştır. İnternet bağlantısı ve bilgisayarı olan herkes kendisini ve etrafında ki olayları açıklayarak sınırsız bir bilgi dolaşımı meydana getirmiştir.
Forumlar da buluşan tüketiciler kullandıkları markalar ve hizmetler hakkında yorum alışverişinde bulunarak durum değerlendirmeleri yapmıştır. Bu forumlar da gerçekleşen iletişim markaların ürünlerinin satışlarını doğrudan etkilemiştir. Örneğin a tüketicisi bir markadan memnun kalmadığında rahatsız olduğu olayları anlatarak diğer tüketicilerin fikirlerini dolayısıyla satın alma davranışını olumsuz yönde etkilemiştir. Aynı şekilde memnun kalınan durumlarda kararsız tüketicilerin satın alma davranışlarını olumlu yorumlarıyla destekleyerek karar vermesini kolaylaştırmıştır.
Bu noktada işletmeler marka değerlerini arttırmak ve gelecekte var olabilmek adına bu forumlarda içerik üretmeye başlamış,kullanıcı yorumlarına geri dönüş sağlayarak anlaşmazlıkları ortadan kaldırmaya çalışmıştır.
Yeni olan bu dünyaya ayak uydurmayı reddeden işletmeler ise zamanla küçülmeye ve tüketiciler tarafından yok sayılmaya mahkum olmuştur.
İşletmeler tüketicilerle ortak forumlarda buluşmak için iki yöntem seçmişlerdir. Başlarda olumsuz yorumları kaldırarak yalnızca olumlu yorumlara geri dönüş yapmışlardır. Fakat bu davranış uzun vadede çözüm üretmeyip aksine işletmeleri ikiyüzlü göstererek tüketicilerin uzaklaşmasına neden olmuştur.
Diğer yöntem ise olumsuz yorumları saygın bir dille cevaplayarak problemlere neden olan sorunları karşılıklı bir diyalog halinde çözmeye çalışmaktır.
Başlarına gelen olumsuz durumda firmayı yanı başında bulan tüketiciler kendilerini değerli hissederek işletmelere daha sempatik yaklaşarak problemin ölçeğini azaltmıştır.
Web 3.0 ile gelişen forumlar yerini bugün sosyal medya olarak adlandırdığımız sanal arkadaşlık platformlarına bırakmıştır. Yazının yanı sıra görsel ve işitsel içeriklerin paylaşıldığı bu ortamlar yalnızca arkadaşlık ilişkilerini değil marka ve tüketicisinin arasında ki ilişkiyi de derinden etkileyerek dönüştürmüştür.
Bu yeni nesil arkadaşlıkta önemli olan yalnızca verilen hizmet değil hissedilen duygular yoğunluğudur. Çeşitli duyguların aynı anda hissedildiği bu arkadaşlık biçimi markaları bir hayalden çıkarıp insan forumuna bürümüştür.
Severek kullandığımız markalar bizim için birer yabancıdan ziyade en yakın arkadaşımız olmuştur.
Bu arkadaşlığın
gelişiminde önemli bir görev üstlenen kahramanlar ise elbette ürettikleri özgün
ve yaratıcı metinleriyle içerik
yazarları olmuştur.
Peki bu içerik yazarları kimdir?
Bir ürün,hizmet veya marka hakkında tanıtıcı,bilgilendirici ve yaratıcı yazılar yazan kimselerdir. Metinlerin temel amacı okuyucunun odağını kaybetmeden tanıtılan ürün veye hizmet hakkında ikna edici bilgiler sunmaktır. Burada esas olan doğru anahtar kelime seçimlerini yapıp hem google aramalarında ön planda olmak hemde uzun süre bu platformda var olmasını sağlamaktır.
İçerik yazarlarının dikkat etmesi gereken hususlar
· Metnin akıcı,açıklayıcı ve özgün olması
·
Dil
bilgisi kurallarına uygun olması
·
Seo
ve Sem ile uyumlu olması
·
Detaylı
bir araştırma sonucu yazılmış olması
·
Doğru
anahtar kelimenin seçilip kullanılması gerekmektedir.
İçerik yazarları yazılarında özgünlüğünü asla kaybetmeden hedef kitleyi yakalamalı ve onların dikkatini çekmelidir.
Metin yazarlığı ve içerik yazarlığı arasında ki fark?
Metin yazarlığının kilit noktası dikkat çekici bir metinle tanıtımını yapmış olduğu ürün ve hizmet konusunda hedef kitleyi satın alma davranışına yönlendirmektir. Kısa,çarpıcı ve yaratıcı metinlerle hedef kitlenin aklında yer edinmesi gerekmektedir.
Başarılı bir içerik üretimi için ihtiyaç halinde her iki yönteme de başvurulmalıdır.



